Mutlu olmak için nedenlerden biri EGEART günleri
Cam üfleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cam üfleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Mart 2016 Salı
28 Aralık 2015 Pazartesi
13 Haziran 2014 Cuma
Glass Unlimited - Made in Istanbul | The Glass Factory
Glass Unlimited - Made in Istanbul | The Glass Factory
14th of June 2014 to the 11th of January 2015
14th of June 2014 to the 11th of January 2015
23 Mayıs 2012 Çarşamba
17 Mayıs 2012 Perşembe
Best week of this year !
Thanks to Cam Ocağı, Elif, Yılmaz, Yalçınkaya Family,Glass lovers, our friends-Staff, who makes Cam ocağı home...
24 Mayıs 2010 Pazartesi
Bir Hikayemiz var !!!! Dokumacı Kuşlar :))
Maçka Sanat Galerisi, ‘Merhaba Füreya Merhaba’ Yaşayan Kuş Evleri sergisiyle sezonun sonunu Füreya Koral’ın doğumunun 100. yılını kutlayarak getiriyor. Sergiye 150’nin üzerinde seramik sanatçısı geleneksel kuş evlerini Füreya’nın izinde yorumlayarak katılıyor.
Seramiğe can veren büyük usta Tüzüm Kızılcan ile Cam Ocağında tanıştık. İzmir'e tüm gidişlerimizde de hep bizlere yeni ufuklar açtı .. Annem ve Kızım, Babam ve Oğlum sergisinde bize ''Merhaba Füreya merhaba'' sergisinden bahsetmişti, ,işte böyle başladık camdan kuş yuvamızı yapmaya.
İlk defa baştan sona resimlerle nasıl
yarattığımızı, dokuduğumuzu kayıt altına almış olduk :))
İşte hikayemiz camdan kuş yuvamız..ve dokumacı kuşlar..
Dokumacı kuşları seyredince insan büyüleniyor, iste videosu:))



Ocaktan aldığımız içinde nefesimiz olan camla çalışmaya başladık. Ve soğutup tekrar ve tekrar:))İşte dokuma kısmıda burda oldu zaten.

Aslında ocağa dalma işini en çok Gamze sever :)) Nitekim objeler büyüdükce keyif de artar. Yatay girdiğimizden objenin ucunda oluşan iz, inanılmaz. Bu tekniği Novy Bor da bir sanatcı yaparken görmüştük. Birkaç sene sonra uygulaması çıkıverdi içimizden..

Sonradan eklediğimiz parçalardan biri yuva girişi. Finisajda kesilecek olan bölüm, diğeri ise kuşlara dallar..

Bu da çöpümüz :(( Pipoyla camın birleştiği yeri yeterince ısıtmayınca çatlıyor işte :)
offf offf !!!
Biz çalışırken gelmişler :))
Üflemek yeteli değil tabii. Bir de camın Finisaj (soğuk kısmı) var. Delik açma, boyun kısmını düzeltmek gibi..

Montaj denemesi ama doğal ortamda.. En zevkli kısımlardan sadece biri :))
BİZ YAPTIK fotosu :))
Camcı kızlar ...
Tülin ve Gülin çok hoş cam kuş evleri yaptılar. :)
BİZ YAPTIK Fotosu 2 :))
Buraya eklemeden geçemiyeceğim, bu projede olmak müthiş bir deneyimdi .. Son dakika heyecanı ile başlayan bu serüvende, bendeniz endişe içinde, Gamze gayet hazır, kendinden emin tamamladık. Bir kez daha gülen yüzlerle bitirdik..
Sergi 5 haziran a kadar Maçka Sanat Galerisinde..
Hep güzellikler, bol camlı günler, sergiler, projeler bize; bizden gelen gülümsemeleri paylaşmak size, mutluluk hepimize :))
30 Ocak 2010 Cumartesi
Cam Üfleme 5

Ne üflediğimizi biliyormuyuz da kalmışız, ben oradan devam edecegim. Ne istediğimizi bilmeden cama şekil veremeyiz. Belki de üflemeden, sadece heykelimsi bir obje yada kağıt ağırlığı, yada bir çicek yapacağız. Bunu sizin ve öncelikle ortağınızın (size yardım eden kişinin ) bilmesi gerekir. Bilmezse yada bilmezseniz, işler karışır,, zamanlama olmadan da cam üflenmez. Herkez ilk başta camı üflemenin peşindedir. Evet üflenir, ama sonra ne olur..
Ben size için de hava kabarcığı olan bir kağıt ağırlığını anlatmak istiyorum.
Camı ocaktan aldık. Yerinize geçtikten sonra daha öncede söylediğim gibi, tahta kepçe yardımıyla şekil vermeye başladık. Verdiğimiz şekil yuvarlak ve pipoya ortalanmış durumda. Camı sıkıştırmadan, itmeden tahta kepçeye nazikce dokunarak, çevirmeye devam ediyoruz. Bu camı biraz da olsa soğutmamıza ve şekle girmesine yardım ediyor. Eğer kepçeden buhar çıkmaya başladıysa yada cam yapışıyorsa, hemen yanınzda duran su kovasına daldırıp çıkarmanız gerekir. İstersek üflemeden bir kez daha cam alabiliriz ama biz ufak bir obje yapalım isitiyoruz.
Onun için daha fazla oyalanmadan, Pipoyu oturduğumuz bankın demirine, dayayarak üflemeye başlıyoruz. Burda havanın çıktığını görmek ilk başta zor gelebilir. Ortağınız sizin için hava kabarcığını takip edip, ne kadar daha üfliyeceğinizi yada durmanız gerektiğini söyler. Zamanla buna gerek kalmaz siz zaten bilirsiniz ne zaman duracağınızı. Cam yeterince sıcaksa, hemen üflenebilir. Eğer camı çok soğuttuysanız, tromele girip bir kez daha ısıtabilirsiniz. Tromelde camı ısıtmanında bir limiti vardır. Tromeldeyken, çevirmeye devam ederken, gözünüz hep camın üstünde olmalı yoksa sıcaklık ve yerçekimi camınızı alır elinizden..
Bazı yerlerde ara ara ek bilgiler vereceğim. Mesela, tromel kullanını çok önemlidir, çünki ne yaparsanız yapın, zamanınızın %50 sini onun önünde geçireceksiniz. Umarım erimeden :))
Yani kendinizide ısıtmadan, yakmadan, parçayı da bozmadan. Her zaman objenizin ısınması gereken yerlerini ısıtın. Tromelin derinliklerine fazla girerseniz, piponuzu fazla ısıtmışsınız demektir. Bu da yerinize oturduğunuzda elinizi yakma şansınızın çok fazla olduğunu gösterir.
Piponuzu çevirirken mümkün olduğunca yavaş olmalısınız ki objenizin şekli ısınmayıda katınca bozulmasın.
Hımmm, doğru söylemiş camla tanışma kursumuza katılan bazı arkadaşlar. Yazmaya devam etmeliymişim.. Hele camla çalışmadığım zamanlarda, sanki camocağındaymışım gibi.. offf süper geldi.. şükürler olsun :))
Objemiz sıcak, bizde öyle.. üfledik ufakta olsa bir hava kabarcığımız oldu :) Peki nasıl çıkaracağız bunu pipodan ?? Çıkarmaya yeltenmeden önce, boyun yapacağız. Boyun yapmak için, bankımızın üzerindeki keskin kenarlı cımbızı kullanacağız (jacks). Piponun camdan ayrılması gereken yere yavaşca dokunarak, sıkmadan bir çizgi çizeceğiz.
Sakin, ama hızlı adımlarla soğutma fırının(tavlama) yanına gidip ayaklı demir masaya dayıyacağız pipomuzu. Demir masanın su bölümünden aldığımız suyu küçük cımbız yardımıyla dokunduracağız objenin pipola birleştiği yere. Fırının kapağı açıldığında pipoyu rafa dayayıp, piponuzun orta bölümüne vurarak objemizi soğutma fırınına koymuş olacağız. Ve ertesi sabah o sizin olacak:))
Sanırım karışık oldu, ben en iyisi her bölüme resim ekliyeyim :)) Eklendi... Görev tamam ,
HEPİMİZE SÜKÜRLER OLSUN, kırık camlar camocağına, dertler dolunaya :))
12 Ocak 2010 Salı
Cam üfleme 4
Anlatmaya devam.. Çok detaya girmek yerine, biraz genelleme yaparak açıklamaya çalışıyorum..Cam ocağına gelip, tadına bakmak için bizden yada cam ocağına gelen tüm yaratıcı, müthis sanatçılardan, senelerini cama vermiş eğitmenlerden neler öğrenebileceğiniz hakkında fikir vermek için...(diye bir dip not :)


Herşey hazırsa, tüm aletler vs, haydi başlayalım. Elimize aldığımız pipoyu cam almak için kullanacağımızdan devamlı çevirmek durumundayız, ama hep çevirmek. Sıcak cam aynı bal kıvamında olduğundan yerçekimi ve akıcılığını hiç unutmamak lazım. İki elinizin arasındaki pipoya saracagınız cam, eğer çevirmeyi unutursanız akar, şekli bozulur daha iki adım atmadan camsız bir pipoyla kalırsınız. Onun için son adıma, kadar ne olursa olsun cevirin, çeviri...
Çevirmek ve eller diye başlayınca aklıma ilk zamanlarımız geliyor. Ben solak biriyim :) Ve cam üflemenin solak bir insan için hiç ama hiç kolay olmadığını hatırlatmak isterim. Pipoyu çevirdiğiniz yön bir tarafa, aletlerle çalışmak kabusum olmuştu. Hiç kullanmadığım bir elimi keşfettim. Cam üflemediğim zamanlarda, eski gazeteyi ufak parçalar halinda keserek antreman yaptım senelerce. Sırf makas ve diğer aletleri daha rahat kullanmak için.
Camı eritilen ocağın kapısını aralayarak, ve mümkünse yardım alarak açtıktan sonra, pipoyu ocağın kenarına dayayarak içeri sokuyoruz. Çevirmeye devam ederek, pipoya camı sarıyoruz. Ve hemen dışarı çıkıyoruz yoksa karşısında eriyebiliriz :) Burada biraz acele etmek durumundayız. (Ben her seferinde şükürler olsun derim :))...
Şu andan itibaren eller çevirmede gözler ise hep camda.. Yere paralel bir şekilde ilerlerken, pipomuzu daha rahat kullanabilmek için kullandığımız su ile soğutma makinesine ufak bir ziyaret yapıp cama değdirmeden yıkayarak pipoyu soğutuyoruz.
soğutmak icin ..
Cam hala sıcak olduğundan onu biraz üfleme kıvamına getirmek için kepçe yardımı ile şekil vererek yuvarlak bir forma sokuyoruz , üflüyoruz.. Ama ne üflüyoruz, biliyormuyuz ?
Cizdikmi ? Sizinle çalışan arkadaşınız biliyormu ? Bilmiyordu, bilmeside bir yıl aldı . :))
24 Aralık 2009 Perşembe
Camekan üfleme 3
Bu arada lütfen imla yanlışlarımın kusuruna bakmayınız :)) sebebi sicak cam :))
Atölyeye girdiniz (hot shop), öyle hemen başlıyalım cam alalım demek yok. Bankınızı hazırlamanız gerek. Her aletin bir yerleştirme sırası var. Islak gazeteyi hazırlamak, kepçeleri koyduğunuz suyu değiştirmek ve pipoları ısıtıcıya koymak bunlardan birkaçı. Aynı işleri atölyeden çıkarken de yapmanız gerek. Eğitimlerde bizlere sırf yerleşim ve toparlamayı değil ama yerleri de yıkamamız gerektiğini gösterdiler.
Cam üflerken makinaların ne kadar sıcak olduğunu ve dikkat etmezseniz yanabileceğiniz unutmamalısınız. Bu sizi korkutmak için değil, ama bazen camın büyüsune kapılıp neler olabileceğini unutabiliyor insan. Yanarsanız, ilk tedavi her zaman soğuk olmalı.
Ben çok yandım.. Biraz sakar olmamın dışında bu kadar hızlı düşünmem gerekeceğini ve her an herşeyin olabileceğini bilmiyordum başta. Bir kaç kere pipoyu en sıcak yerinden tutuverdim. izlerini de pek beğenirdim :) ama geçiyor zamanla.. daha dikkatli olunuyor.
Gelelim takım çalışmasına.. İşte biz burada sanslıyız. Aynı zamanda başladık, ve takım çalışmasının onemini anladık.
Bankta oturan ustabaşı(gaffer), ne derse o olur takımda. 2 bazen 5 kişiye çıkılabilir. Kimi kapak açar, kimi ustabaşının yanmasını engellemek için tahta tutar, kimi cam parcaları getirir. Özellikle büyük parçalar yapılırken güvenilir bir kalabalık iyidir.
Açıkcası, ben uzun zaman takımda yardım konusunda, yetersiz buldum kendimi,.. Pek girişkende olmadığımdan, Yanlış yapma korkusuyla, seyrettim bol bol..Ama Gamze iyidir, hic acımaz girer yardıma. Yeterki ucundan tutulsun, daha çok öğrenilsin. Doğru tesbittir, hem seyrederek, hem tromel kapağı açılarak, hemde ustaların ders videolarından o kadar çok şey öğrenilir ki. Ben camın büyüsüne kapıldığımdan ve bir sonraki adımı düşünecek halim kalmadığından, hep bir yerlerde eksik kalırımı düşünürdüm.. kalır, azarda işitirdim.. üzülürdüm ama hepsinin bir süreç olduğunu böyle öğreneceğimizi anladıktan sonra rahatladım.
Yukarıdaki fotolar eski eğitimlerden :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




