cam ocağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cam ocağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mayıs 2012 Çarşamba
16 Şubat 2010 Salı
Cam Ocağın'da Sevgililer gününe inat kalp kırma dersleri :)

Elif mail attı, ''haydi sevgililer gününde kalp kırma etkinliği yapalım''... dedi. Hemen işe koyulduk,ama çok hızlı oldu herşey, takım müthiş,..
Bir gün sonra cam ocağında provadaydık. Öyle prova derken kalp nasıl yapılıyordu, sıcak camda hatırlama..hımmmm durumu. Tabiki bizim kalpler birbirine hiç benzemez, Gamzenin yaptığı ne kadar özgür, şekli farklı, akışla yapılan bir kalp olduysa, benim yaptığım, bir o kadar kalp işte. Yani illa aynen çizdiğimiz gibi. Aman sağı solu eşit olsun, mükemmel görünsün, bir yerinde hata olmasın durumu. Bunu düzeltmek lazım, bir kere daha hatırladım :) Camla çalışırken, usta olacaksan evet, ama uçmayı da bilmek lazım :)) her gün yeni bir ders :)
Kalpler kırılmasın, herkez mutlu olsun, size kolay gelsin..

12 Ocak 2010 Salı
Cam üfleme 4
Anlatmaya devam.. Çok detaya girmek yerine, biraz genelleme yaparak açıklamaya çalışıyorum..Cam ocağına gelip, tadına bakmak için bizden yada cam ocağına gelen tüm yaratıcı, müthis sanatçılardan, senelerini cama vermiş eğitmenlerden neler öğrenebileceğiniz hakkında fikir vermek için...(diye bir dip not :)


Herşey hazırsa, tüm aletler vs, haydi başlayalım. Elimize aldığımız pipoyu cam almak için kullanacağımızdan devamlı çevirmek durumundayız, ama hep çevirmek. Sıcak cam aynı bal kıvamında olduğundan yerçekimi ve akıcılığını hiç unutmamak lazım. İki elinizin arasındaki pipoya saracagınız cam, eğer çevirmeyi unutursanız akar, şekli bozulur daha iki adım atmadan camsız bir pipoyla kalırsınız. Onun için son adıma, kadar ne olursa olsun cevirin, çeviri...
Çevirmek ve eller diye başlayınca aklıma ilk zamanlarımız geliyor. Ben solak biriyim :) Ve cam üflemenin solak bir insan için hiç ama hiç kolay olmadığını hatırlatmak isterim. Pipoyu çevirdiğiniz yön bir tarafa, aletlerle çalışmak kabusum olmuştu. Hiç kullanmadığım bir elimi keşfettim. Cam üflemediğim zamanlarda, eski gazeteyi ufak parçalar halinda keserek antreman yaptım senelerce. Sırf makas ve diğer aletleri daha rahat kullanmak için.
Camı eritilen ocağın kapısını aralayarak, ve mümkünse yardım alarak açtıktan sonra, pipoyu ocağın kenarına dayayarak içeri sokuyoruz. Çevirmeye devam ederek, pipoya camı sarıyoruz. Ve hemen dışarı çıkıyoruz yoksa karşısında eriyebiliriz :) Burada biraz acele etmek durumundayız. (Ben her seferinde şükürler olsun derim :))...
Şu andan itibaren eller çevirmede gözler ise hep camda.. Yere paralel bir şekilde ilerlerken, pipomuzu daha rahat kullanabilmek için kullandığımız su ile soğutma makinesine ufak bir ziyaret yapıp cama değdirmeden yıkayarak pipoyu soğutuyoruz.
soğutmak icin ..
Cam hala sıcak olduğundan onu biraz üfleme kıvamına getirmek için kepçe yardımı ile şekil vererek yuvarlak bir forma sokuyoruz , üflüyoruz.. Ama ne üflüyoruz, biliyormuyuz ?
Cizdikmi ? Sizinle çalışan arkadaşınız biliyormu ? Bilmiyordu, bilmeside bir yıl aldı . :))
11 Ekim 2009 Pazar
camla tanışma
İlk eğitim gününü bitti.. O gece Camocaginda nefis bir gece gecirdikten sonra hadi bakalım ikinci gün..
Hocam oldu ikinci gün.. Uygulamalı ders gösterdi yeni gelenlere..
Destekcimiz arkadaşımız, iyi insan :))Devamı akşama :)
5 Eylül 2009 Cumartesi
Camekan, Camla tanışma tanıştırıyor :))
Başlarken hep bir sıra ile devam etmeliymişim gibi gelmişti... ama şimdi istediğim hikayemizi, istediğim sırada , yazabilirim sanki..Bizim bloğumuz deği mi yani..
Neyse...bir de baktımki beş küsür yıldır bu blog icin biriktirmişim tüm resimleri... Bugünlerde aklım karışık biraz.. Ama dün gece bir rüya gördüm ... Ne oldugu çok uzun özele de girecek,, detaya girmiyorum yani.. Sabah kalkar kalkmaz ilk iş resimleri toparladım dizdim ve başladım yine yazmaya.
Umarım bu karışıklıkta ''Camla Tanıştırma''mızı da karıştırmadan anlatabilirim :))
İki günlük ayrı kurslardı.. Hem Cumartesi hem Pazar günü ayrı gruplar almıştık.. İşte bu grup ilk katılanlar :))
İlk öğrencilerimiz. ;Altan , Filiz (fil:)), Moiz, Lea
Öğle arası... Verdiğimiz Camla tanışma Özet ve bilgilendirme notlarını okurken...Bir ahenk var cam işinde ...Öğrendiğiniz herşeyi birden hatırlamaya calışmakta var işin içinde.. Ama olsun... sorun, bol bol soru sorun ustalara.. aldığınız cevapları anlamasanız da başta, araştırdığınız ne ise, zamanla bulacaksınız cam yolculugunuzun içinde.. Diye biten notlar :))
İlk günün yorgunluğu atılırken...
Devam edecek...
9 Ağustos 2009 Pazar
Proje ooo yooo
Yine bir eylül ayı.. Proje zamanı,
Ben büyük bir şey üflemek istiyorum.. Sıkılmışım minik minik objelerden. Hazır master yokken ortada, kaptım bir pipo.. Başladım ocaktan cam almaya.. Bir tur iki tur.. Bu arada Gamze de taşlarla calışmak istiyor uzun zamandır. Hemen organize olduk.. Ben çaktırmadan cam almaya devam ederken, camdan atlayıp kaptılar elimden pipoyu.. Ne oluyoruz diyemedim bile, yedim azarı. Meğerse kalın pipo kullanmak zorundaymışız. Yoksa kırılırmış. Çok utandım ama hiç söylemediler ki bize daha önce.. Onlar calışırkende dikkat etmemişiz.
Bu arada taşlar ısıtılmış.. Camda tam üstüne konarak üflenmiş ki offf...
Biraz yemek tarifi gibi oldu ..
İşte çıkan obje.. Hala geliştireceklerimizden... Bense daha da büyük parçalar üfleyeceğim
bir gün SÖZZ...
29 Temmuz 2009 Çarşamba
Cam ocağı.. öğreniyoruz, biz bu işi çook seviyoruz
İşte Eğitimler..










Petr bir gün geç gelirse, ve cam ocağına ona özel bir bilardo masası alınırsa, karşılamada böyle olur...
O sene yenilikler oldu eğitimde.. Projeler genişledi, daha fazla çizmeye, çizdiklerimizi yapmayı denemeye başladık.. Yapabilince şasırdık her seferinde. Toplantilar yapmaya başladık, gün sonu değerlendirme amaçlı. Petr la beraber hoca olarak hayatımıza Rob'da girdi.. Farklılaştık birden, daha da ciddiye almaya başladık, yapabileceklerimizi...


Kardeşimiz Chris .. Şekerim diğer adı.. Bizden biri işte.. oda cam delisi ..

Tanrım.. o sene Gamze asistandı... ne zordu,... ordan oraya koştur.. şu alet nerde, bu nerde,
Gamzaaa diye, ordan burdan seslenen insanlar.. Bazen şaşı ötesi bakıyordu .. Hani içmişsin bir kaç kadeh. Bakarsın boşluğa.. Tabii bir de o kadar yol eve dönüş kısmı varki off off. Bense bu son dedim, bir daha asistanlık yok !!! Ama haklıymış yine, bir sürü şey öğrenmişiz, bu son etkinlikte (camla tanışma), gördük ..

Projeeeeee...Projeee.... Ooooo yoooo !!!
Buyrun her Eylül yaptıklarımızdan.. Cam ocağın da şu anda, yan kapıdan çıkıyorsak, yolcu ediyor bizi evlerimize, .. Design week, ikinci kere misafir etmişti bizleri..
O sene en kalabalık gruptuk. Neredeyse tüm eğitimler doluydu...
Yine olucak biliyorum, istiyorum ..

Kurs bitmiş ama ''oooo yooo projeleri'' bitmemiş.
Cam ocağı annemiz, NURSHİNE, bizi sevmiş bir kere vermez ellere misali :))
Oturursun karşısına ''senden bir şey rica etsem'' dersin. Temkinli tabii, her zamanki gibi,
söyle'' bakayımm der''. ''Nurşencim, hani şuradaki yuvarlak cam masa var ya, o lazım bize..''
Ama öyle kolay değildir herşey, sorulur soruşturulur.. İzinler alınır ve başlanır..

İlk bir kaç gün, işler sıcak camda üflenir, sonrasında dizilir.
İşte...SUN & STAR
Ama sonu .. Bir sene bile dayanamaz koca iş. Rüzgar, aynı Nurşenin kapısını zorladığı gibi her gece:)) alır götürür onu. Pes etmedik tabiki... yenisi var farklı tasarımla.. Devamı da var aslında bir gün anlatırım belki ..
26 Temmuz 2009 Pazar
İlk eğitim 04-05... Tanrım neler öğreniyoruz ???
Boyd, eşi Lisa ile gelmişti ilk seferde. İkici eğitimde Louise de katıldı ona. O da uzun zamandır cam üflermis. Biz tabii, asistanın bile ne olduğunu bilmiyoruz o günlerde. Öğrendik onu da zamanla.
Cam ocağını da taktık peşimize hemen bir proje yaptık .. Desing week icin. İşte Gazme ve Louise Galata köprüsünün altında kocaman şise çemberlerini indirirken suya..

İşte o zaman biz şaşkınlar daha iyi anladık, cam üflemenin nasıl zor bir zanaat olduğunu..
Boyd ilk gerçek Hoca ama ustamız oldu. Aslında onun gösterdiği gerçeklerle buradayız bugün.
Yani acele yok öğrenecek şey çok.

İlk eğitimde tanıştık cam kardeşimle biz. Birbirimize sorup durduk, Petr ne diyor diye. O kadar anlaşılmazdı ki İngilizcesi o zaman . Zaten az konuşur, alır elimizden camı, ne istediğimizi sorar, sakin sakin objeyi yaptıktan sonra, verir eline.. Zannedersin ki sen yapmışsın. Nitekim son gün tüm masa doluydu yapılan işlerle.. Vay dedik biz neler yapmışız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

